Ardahan ili Çıldır ilçesi Sazlısu Köyü internet  Sitesi

  Ana Sayfaya Dönmek için Tıklayınız...

 
 

 

 
 
 
  22-08-2007 AĞUSTOS
Sayfamız yapım aşamasındadır...
  22-08-2007 AĞUSTOS
Sayfamız yapım aşamasındadır...
  22-08-2007 AĞUSTOS
Sayfamız yapım aşamasındadır...

SAZLISU TARİHİ

Atalarımızın ilk yerleşim yeri, Şuan ki köyümüzden daha yukarıda bulunan KUNDUZHEV köyüdür. Daha sonraları ermenilerin yurdumuzu terk etmesi ile, onlardan boşalan ve adının Rusça veya Ermenice olduğu sanılan KORAVEL köyüne yerleşmişlerdir. Daha sonra bu köy Cumhuriyetin ilanı ile SAZLISU adını almıştır.
 

 

ÇILDIR TARİHİ

Çıldır, en eski Türk yerleşim merkezlerinden biridir. Heredot Tarihinde de bahsedildiği gibi, M.Ö. 650-700 yılları arasında bölgeye gelen Saka Türkleri, Çıldır a ebedi Türk olma damgasını vurmuşlardır. Zaten Çıldır adı da oradan gelmektedir.

Çıldır, Oğuz Hanın Çavuldur Boyu adının; Çavuldur (Çaldur) Çıldır şeklinde fonetik bir değişikliğe uğramış biçimdir.

Çavuldur, Oğuz un Gökhandan olma ikinci torunudur. Yöre halkının meskuniyeti, böylece 1071 Zaferinden çok daha gerilere gider. Öyle ki, Anadolu kapılarını ebedi olarak Türklere açacak olan Sultan Alpaslanın ordusu, Çıldıra geldiğinde, Akçakale mevkiinde üç gün misafir edilir ve ordusuna takviye birlikler verilir.

Çıldırın bilinen tarihi zamanımızdan 6000 yıl öncesine gitmektedir. Yapılan araştırmalarda Hurrilerin burada Akçakale ada kenti olmak üzere bir devlet kurduklarını göstermiştir. M.Ö. 1900-1400 yılları arasında kurulan Kitanlı Devleti Çıldır gölü ve çevresine 500 yıl hakim olmuştur. Bundan sonra merkezi otoritesi kayıp olan Hurrilerin 600 yıl süren derebeylik devresinde Akçakale Köyü merkez olmak üzere Gökdağ, İnektepe, Kalaça, Akçakalenin kuzeyinde Senger denilen yerlere birer kale kurarak derebeylik yörede egemen olmuştur. Özellikle Senger- Gökdağ üzerinde Trabzona kadar uzanan tarihi ipek yolunun bir kolunun da kontrol altına alınabilmesi için bir tepenin yapay engellerle sarplaştırılmasıyla dikkati çeker. Burası hem Çıldır gölüne hem de Çıldır ovasına hakim bir derebeylik idi.

Daha sonra aynı ırktan olan URARTU Devletinin egemenlik sürdüğü görülür. M.S. 650 yıllarında SAKA Devleti, URARTU Devleti nin egemenliğine son vermiştir. Bir süre sonra yani M.S. 429 yılında 200 yıl boyunca İranlılar Çıldır&a hakim oldular. Bu dönemin izleri mezarda ateş yakmak ve ateşe su dökmenin günah sayılması gibi inançlarla günümüze ulaşmıştır. 450-500 seneleri arasında Musevi inancını kabul etmiş olan Hazarlar büyük bir Devlet kurarak Çıldır ve çevresinide topraklarına kattılar. Bu dönemde buralarda bulunan Kazak ve Borcalılara TEREKEME adı verilirdi.

Selçuklu Sultanı Alpaslan 1064 yılında Horasandan büyük bir ordu ile gelip Mayıs ayında Cavak Sancağının merkezi olan Akçakaleyi feth etti. Alpaslanın savaşmadan teslim olma önerisini götüren İbni Mücahit ve Ebu Semre-yi Akçakale Beyi öldürttüğünden kent savaşla alındı ve gece yakıldı. Gölün doğu kıyısındaki Albiz Kaleside alınarak yakılıp yıkıldı. Çıldırın İdaresi Alpaslanın kayın pederi sayılan Müslüman Loru Terekeme beylerine verildi. Akçakale, Akal-Palak halkı göç ederek yanan şehirlerinin yerine Ahırkelek Kalesini yaparak yerleştiler. Türkçede Şeytan anlamına gelen Albız halkı ise Rabat (Yıldırımtepe) kuzeyine Şeytan Kalesini yaptılar. 1064 yılından itibaren Çıldır bölgesi merkezi Şeytan Kale oldu.

Loru Terekeme Beyleri Cavak Sancağını 60 yıl idare ettiler. Kıpcaklar 1124 yılında Daryal boğazından geçerek Çıldırı ele geçirdiler. Kıpçaklar Gürcüler in Bangrat Kırallarını tahta geçirdiler. Bu dönemde Çıldırdan diğer bölgelere büyük göçler oldu. 1125 yılında Çıldır Gürcülerden Harzem Şahların eline geçti.

1239-1240 yıllarında Moğollar Harzem Devletini yıkarak Çıldırı aldılar. Moğollar Ardahan, Çıldır ve Ahıskanın yönetimini Kıpcak beylerine verdiler. Dönem dönem beylikler egemenliği altında kalan Çıldır Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleymanın Oltu, Ardahan ve Kars ı almasından sonra 1546 yılında Safavı Şahı birinci Tahmasap Çıldırı Ata beklerden alarak Cavak beylerinden Varaza oğlu Mahmut Hana verdi. Çıldırda Rabat ve Şeytan Kalesini yönetim merkezi yaptı. Safavi’ ler ve Osmanlılar Çıldır ve Ardahan arasında baskın ve talanlarla birbirlerini hırpaladılar. İran Serdarı Tokmahan ile Osmanlı Ordusu 09 Ağustos l578 günü Zurzuna, Purut ve Suhara (Çıldır, Eşmepınar ve Aşıkşenlik) arasında şimdiki Çıldır düzünde meydan muharebesi yaparak Şeytan Kalesi alındı. Lala Mustafa Paşa Feth edilen yerlerde 3 eyalet kurdu. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde eyaletlerden birisi olan Çıldır eyaletini Osmanlının doğudaki en güçlü ve zengin eyalet olduğunu belirtmiştir.

93 Harbi olarak geçen savaş sonrasında 1877 yılında bölge yeniden Rusların eline geçti 14 Temmuz 1878 de yapılan Berlin anlaşmasıyla Ruslara savaş borcu olarak verilecek olan 245 milyon Osmanlı altınının 200 milyonunu karşılamak üzere 3 sancak denilen Kars, Çıldır ve Batum sancakları Ruslara teslim edildi. 1917 yılında Rusyada başlayan Bolşevik ihtilalini fırsat bilen Gürcüler bağımsızlıklarını ilan ederek Çıldır ın işgaline başladılar. Bu dönemde Çıldır Gürcülerle Ermeniler arasında çekişme bölgesi haline geldi. İşgale direnen Çıldır da yaşanan, Meryem ve Kotanlı köylerinin katliamlarından sonra iki yerleşim birimi yok edildi. Bu dönemde 19 Mayıs 1919 da Samsun dan doğan güneş Amasya, Erzurum ve Sivas ta Ülkeyi aydınlatmaya başlamış, Çıldır dada Kuvay-i Milliye direnişi başlamıştır. Direnişe karşı başlatılan sindirme hareketi sırasında 1828 yılında Ruslarla yapılan Türkmen Çay anlaşmasıyla yaşadıkları bölgeler Ruslara bırakılan bu sebeple oralardan göç eden ve kitleler halinde Çıldır a yerleşen Terekemeler ile o zamana kadar Çıldır da yaşayan halktan büyük gruplar göç etmeye başladılar. Ancak Kuvay-i Milliye güçleri ve halk ozanı Aşık Şenlik gibi insanlar göçü değil, savaşarak kurtuluşu anlatmaya başladılar.

Merkezi Erzurumda olan 15. Kolordu, Kazım Karabekir komutasında Milli Şura kuvvetlerinin yardımı ile önce Ermenilerin sonrada Gürcülerin üzerine yürüdü. 25 Şubat 1921 günü Çıldır düşman işgalinden kurtularak Çıldır Türk topraklarına katılmıştır.

Nüfusu : İlçemizin 2000 son Nüfus sayımlarına göre İlçe Merkezi 2415, Köylerinin 12454 nüfusu olup, toplam İlçenin Nüfusu 14869 dur. Bu dağılımdan anlaşılacağı gibi toplam nüfusun %70 köylerde yaşamaktadır. Toplam nüfusun %51 ini erkekler, %49 unu ise kadınlar teşkil etmektedir. Toplam nüfusun tamamı ise Türkçe konuşmaktadır.